Lorem Ipsum

Lorem Ipsum is simply dummy text of the printing and typesetting industry. Lorem Ipsum has been the industry's standard dummy text ever since the 1500s, when an unknown printer took a galley of type and scrambled it to make a type specimen book. It has survived not only five centuries, but also the leap into electronic typesetting, remaining essentially unchanged. It was popularised in the 1960s with the release of Letraset sheets containing Lorem Ipsum passages, and more recently with desktop publishing software like Aldus PageMaker including versions of Lorem Ipsum.

pFS7ac

Burun Estetiği

newest estetik

Burun Estetiği hakkında merak edilenler

Burun yüzün ortasında olması nedeniyle en çok dikkat çeken organlardan biridir. Bu nedenle burun estetiği ameliyatı da sıklıkla yapılmaktadır. Burun estetiği operasyonlarında bazen yüzün diğer bölgelerine de müdahale etmek gerekebilir çünkü yüzün diğer bölgelerindeki orantısızlık, burnu olduğundan daha şekilsiz ya da daha iri gösterebilmekte ve ifadeyi değiştirebilmektedir.

Bu durum bazen çok daha belirgin bir şekilde karşımıza çıkar; hastanın sanki burun çıkıntısı ön plandaymış gibi görünür. Örneğin çene küçüklüğünden, alın genişliğinden ya da yanakların çok çökük olmasından dolayı burun kendisini çok ön planda gösterebilir. Bu nedenle eğer bir operasyon yapılacak ise tüm estetik işlemlerde olduğu gibi altın oranlara yani komşu dokular arasındaki orantılara dikkat etmek gerekir. Altın oranlar, aslında matematiksel bir veri olup insan beyninin güzeli algılama biçimi olarak da ifade edilebilir. Belirli oranlar, kişilere hep daha güzel duygular hissettirir ve bahsedilen altın oranlara sahip kişiler genellikle daha çekici bulunurlar.

Burun Estetiği, kişiye özel planlanmalıdır.

Ameliyat öncesi yapılacak fotoğraflamada ve planlamada ana problemin burundan kaynaklanıp kaynaklanmadığı diğer bir deyişle ilk önce asıl sorunun burundan kaynaklanıp kaynaklanmadığına bakılır.  Yüzün diğer bölgeleri de incelenir. Bu planlama sonrasında eğer daha güzel bir yüz görüntüsü elde etmek için yüzün diğer bölgelerine müdahale etmek gerekiyorsa örneğin çenenin daha belirgin yapılması ya da çenenin küçültülmesi; çene ilerideyse geriye alınması, gerideyse ileri alınması; yanak bölgesi çok çökükse yanakların daha dolgun bir hale getirilmesi ya da tam tersi yanaklar çok çıkıntılı ise yuvarlak yüzü biraz daha çekici duruma getirmek için yüzdeki yağ dokularını, lipoliz-liposuction ile deri altı yağ dokusu da olabilir, bir başka alternatif de kemikler arasındaki yağ yastıkçıklarını almak olabilir. Alın bölgesi çok ileride olabilir; o zaman alın kemiğinin törpülenmesi gerekebilir ya da alın bölgesine dolgular yapılarak yetersiz alın bölgeleri de çıkıntılı bir duruma getirilebilir. Bazı durumlar da ise göz çok çukurda görünür. Gözün çok çukurda olması burnu olduğundan heybetli gösterecektir.  Bu tür durumlarda da tam kaşın altındaki alın kemiğinin törpülenerek daha belirgin yapılması, gözleri daha dışarıda göstereceği için çekiciliği arttırıp burnun belirginliğini de azaltacaktır. Tüm bu işlemlerden sonra, burnun kendisine yönelik oranlamaları yapılır.

Kısaca burun ameliyatı planlanırken yüz ile oranı dengelenir, araştırılır ve sorunlar belirlenir. Doğal, ameliyat olduğu belli olmayan, yüz şekline uygun burun sonucu elde etmek için burnun kendi oranlarına da bakmak gerekir. Örneğin, burnun, iki kaş arasından başlayan bölgenin genişliğiyle burun kanadı denilen burun deliklerinin genişliği arasındaki fark, kıkırdak yapısı, profil görüntüsünde dorsum denilen çıkıntının olup olmadığını, alttan bakışta burun delikleri arasında asimetri olup olmadığı, konuşma ya da gülme durumunda burun ucunun aşağıya ne kadar inip inmediği, bu iki burun deliğinin ortasındaki burun eti tip bölgesi denilen bölgenin yetersiz veya aşırı fazla olması araştırılır çünkü burun estetiği, burun küçültülmesi, burun büyütülmesi, burun kaldırılması, burnun asimetriliğinin giderilmesi şeklinde planlanır. Yukarıda da anlatıldığı gibi kişiye özel müdahaleler planlanır.

Burun ve burun deliklerinin küçültülmesi

Burun küçültülecekse, burun kemiği ve kıkırdakları nefes almaya engel olmayacak derecede inceltilir ve güzel bir şekil verilir. Burun büyütülecekse burnun içerisindeki kıkırdak ve kemikler kullanılarak buruna bir hacim verilebilir. Burun kaldırılacak ise yine kıkırdak destekleriyle ya da kıkırdakların şeklinin değiştirilmesiyle örneğin konveksden konkava, konkavdan konvekse; önden arkaya; arkadan öne getirilerek ya da kıkırdaklar arasına dikiş atılarak yapılabilir. Örneğin tip bölgesi denilen burun ucunun genişliği, kıkırdakların yönlerinin değiştirilmesi ve kıkırdaklar arası geçişin atılmasıyla daha kibar, daha dar bir burun oluşturulabilir.

Eğer burun delikleri çok geniş ve özellikle gülündüğünde daha belirgin oluyor ise burun kanatları denilen burun deliklerinin yan kısımları daraltılarak normal bir oran oluşturulabilir. Bazen burun asimetrik ve eğri görünebilir ama bu durum burnun kendisinden değil, burnun oturduğu yüzdeki kemiklerden kaynaklı olabilir. O zaman bu operasyon sırasında, üst çene damak kısmına da gerekli kıkırdak ve kemik destek yapılarak simetrik bir burun şekli elde edilmeye çalışılır.

Burun estetiğinde, burnu güzelleştirirken nefes almaya engel olmamaya çalışmak gerekir. Tam tersi operasyon sırasında eğer nefes almayı engelleyecek deviation denilen burun kemiği eğriliği ya da burun eti büyümesi denilen konka hipertrofisi var ise bunlara yönelik hamleler yapılarak olabildiğince hava yolu da açılmaya çalışılır. Bu işlemler eş zamanlı yapılabilir.

Açık rinoplasti ve Kapalı rinoplasti nedir?

Burun ameliyatında temel iki yaklaşım vardır. Birincisi açık rinoplasti diğeri kapalı rinoplasti. Aralarındaki fark, açık rinoplasti; iki burun deliğinin ortasındaki deride yatay bir kesik olur. Kapalı rinoplasti ise tamamen burun deliklerinin içerisinden kesikler yapıldığı için dışarıda hiç iz yapılmamış olur. Durumun gerektirdiğine göre açık veya kapalı rinoplasti tercih edilebilir. Cerrahın seçimine ve burnun yapısına bağlı olarak değişmektedir. “Herkese açık veya kapalı rinoplasti işlemi yapılabilir” şeklinde bir durum söz konusu değildir. Hasta için iyi sonucu verecek teknik belirlenip seçilmelidir.

Burun ameliyatları ağrılı mıdır?

Burun şekillendirilirken en sık sorulan sorulardan biri burunun kırılması, törpülenmesi veya motor, lazer kullanımı, kesik yapılması hakkındaki sorulardır. Operasyonun iyileşme dönemiyle ilişkili ya da operasyon sonrası konforla ilişkili istatistiksel olarak anlamlı bir farklılık oluşturmadığı bilinmektedir. Bilinenin aksine, kemikleri kırmakla kemikleri törpülemek arasında ağrı olarak ameliyat sonrası hiçbir fark yoktur. Örneğin, bu tırnağa benzetilebilir; tırnağın törpülenmesiyle kesilmesi arasında bir ağrı hissedilmez yani ağrıyan doku törpülense de kesilse de ağrır. Ağrımayacak doku ise bu durumda yine ağrımaz. Kemiğin bizzat kendisi ağrılı bir doku değildir. Esas ağrılı olan kısım kemiğin zarıdır. Dolayısıyla gerek törpü yapılsın gerekse kemiklerde kırma işlemi gerçekleştirilsin, kemiğin zarının altında yapılan bir işlem olduğundan kemikte ağrı oluşmaz.  Bir örnekle açıklanırsa kolu veya bacağı kırılan insanlar alçıya alındıktan sonra belirgin bir ağrı hissetmezler aynı şekilde burunda da sabit bir bandaja alındıktan sonra şiddetli bir ağrı hissedilmez. Tabii ki şişlikler ve morluklar kişiden kişiye değişen oranda karşımıza çıkabilir. Bazı kişilerde belirgin morluk olmazken bazı kişiler de ise daha fazla morluk olabilir. Bu durum, hem kişinin yapısına hem de yapılacak işlemin büyüklüğüne göre değişebilir. Burnun alt kısmına veya üst çene kısmına işlem yapılmasına göre değişebilir. Genel olarak burun estetiği ameliyatı ağrılı işlem grubunda değildir.

Günümüzde, metrelerce uzunluğunda sargı bezlerinden yapılan tamponlar burun estetiği ameliyatlarında kullanılmamaktadır. Silikonlar sayesinde tampon neredeyse hiç kullanılmamaktadır dolayısıyla tampon geri alınırken oluşan ağrı durumu engellenmektedir.

Ameliyat sonucunda planlanan burun şekline ulaşılması

Burun ameliyatı sonrası süreç hakkında en çık sorulan sorulardan biri burun ucu düşmesidir. Ameliyattan sonra şişliğe bağlı olarak bir burun olduğundan biraz kalkık görünür.  İlerleyen süreçte şişliğin inmesi sanki burnun bir miktar aşağı inmiş şekilde görünmesi izlenimine sebep olur. Ancak cerrah ameliyatta burun şişmeden planlamasını burnun kalıcı sonucunu göz önünde bulundurarak yapar diğer bir deyişle cerrah ameliyatı bitirdiğindeki burun şekli aslında yavaş yavaş ortaya çıkacak bir şekildir. Hasta, bandajlar çıktığında daha şiş, daha geniş ve planlanandan daha kalkık bir burun şeklini görür ama şişlikler indiğinde cerrahın planladığı burun şekli ortaya çıkacaktır.

Estetik burun ameliyatlarından aylar sonra yüzde yüz planlanan ile karşılaşılamayabilir. Bu noktada yüzde beş ila on arası değişiklikler söz konusu olabilir çünkü kıkırdağın bir hafızası vardır ve kendisi hep rahat olduğu yere geçmek ister. Bu durum, burun görüntüsüne aslında biraz doğallık da verir. Yine de hasta rahatsız oluyorsa küçük işlemler ile bir rötuş daha sonra yapılabilir.

Darbe almış burunlar yeniden şekillendirilebilir mi?

Özellikle darbeli burunlarda ki kişi bunun farkında olmayabilir. Bebek iken düşmüş olabilir ve düşme sonucu kemik kalınlaşması, kıkırdak kalınlaşması veya kıkırdak kırılması söz konusu olabilir. Bu nedenle,  burnun son şeklinin görülebilmesi için 18 yaşını beklemek gerekir.  Ciddi asimetriler var ise bunların hepsini yüzde yüz oranında düzeltmek mümkün olmayabilir. Burun ameliyatlarında, diğer estetik ameliyatlarda olduğu gibi, amaç birincisi pişman olmamaktır, eskisinden daha kötü bir şekil elde etmemektir. İkincisi memnun kalmaktır, bu memnuniyet oranı yüzde yüze ne kadar yakın olursa cerrah da hasta da  o kadar mutlu olacaktır. Ama her asimetrinin ya da her değişikliğin yüzde yüz düzeltileceği söz konusu olmayabilir çünkü bazı burun kıkırdağı ya da kemikleri eğri olmasına rağmen düzeltilerek kullanılmak zorunda kalınabilir. Örneğin 30 derecelik bir eğriliği var ise bu düzeltildikten belki aylar sonra 2 ila 4 derecelik bir açılanma söz konusu olabilir. Hastalar da bunu bilmelidir çünkü her  eğrinin yüzde yüz düzeltileceği veya hiç darbe almamış bir görünüme kavuşacağı bir görünüm yakalanması her vaka için söz konusu olmayabilir. Burada önemli olan ameliyat öncesi planlama yapılırken  hasta ile bu samimiyet ve bilimin ışığında konuşulup  gerçeklerin kendisine iletilmesi ve bu konu hakkında kararının hastanın kendisine bırakılmasıdır.


SİZİ HEMEN ARAYALIM

Lorem ipsum dolor sit amet, consectetur adipiscing elit.

BİLGİ ALIN +90 216 326 02 57
SİZE ULAŞALIM
X

w-in73

SİZE ULAŞALIM
X

l0ZAR9